Akın Üner

İbrahim Özdemir, Adem Tuğral, Emel Yılmaz

Akın Üner

Efendim, bu üç isim benim pırlanta gibi üç hemşerim.

Geçen hafta sonu, Samsun'un faal durumdaki en eski derneği olan Samsun Balkan Türkleri Derneği'nde genel kurul heyecanı vardı.

Ben de epeydir görmediğim eş dostla karşılaşırım ümidiyle Genel Kurul salonuna uğradım.

İyi ki gitmişim, özlediğimiz bir çok arkadaşla rast geldik.

Canik Meclis üyesi Ali Alper'le, derneğin eskilerinden Cemil Hoca ile, divan başkanlığını yürüten Samsun Mübadele Derneği eski başkanı Erdoğan Özoral'la sohbet etme fırsatı bulduk.

Seçim aşamasına geçilince salondan ayrıldım.

*

Dernek başkanlığını yürüten İbrahim Özdemir kardeşim, kısa bir süre önce bir meslek odasının başkanı seçilmişti. Allah bağışlasın, bir de bebeği oldu. Bu kadar karpuz tek kucakta gitmez diye düşünmüş, başka bir arkadaşa devretmek üzere dernekteki görevinden feragat etmiş.

İbrahim Özdemir'i hep takdir etmiştim, bu kararını da beğendim doğrusu.

Hasbelkader ele geçirdiği koltuğa sinek gibi yapışanlar örnek alır mı bilmem!

*

Genel kurulda iki genç arkadaşımızın listeleri hazirunun beğenisine sunuldu.

Seçimi kazanan, Adem Tuğral oldu. Adem Hoca, birkaç dönemdir derneğin yönetiminde olduğu için bu sonucu bir anlamda bayrak değişimi diye okumak lazım.

Selanik yöresi halkoyunlarının literatüre kazandırılmasında çok büyük emekleri olan Adem Tuğral, Balkanlardan getirilen kültürün korunması konusunda çok önemli işler yapmış gerçek bir Rumeli gönüllüsüdür.

Mutfaktan yetişen birisi yani! İyi bir yönetim oluşturmuş: Sibel Arı, Esen Ersoy gibi kariyerli isimlerin yanı sıra sosyal hayattan tanıdığımız Tarık Bozal, Ayhan Abacı, Engin Gök, Harun Kordel gibi başarılı arkadaşlar listede yer alıyor. 

Başarılı olacağını ve önemli hizmetler vereceğini umuyorum.

*

Öte yandan seçimi kaybeden listenin başındaki Emel Yılmaz kardeşimiz de öz güveni ve hizmet etme gayretiyle takdir topladı. Bazen kaybederken kazanırsın. Emel kardeşimizi önümüzdeki yıllarda camiamıza hizmet ederken görmekten mutlu olacağım. Sakın küsmesin, ileride başka fırsatlar mutlaka karşısına çıkacaktır.

*

Yeri gelmişken söyleyelim.

Balkan camiasının örgütsel yapısında ne yazık ki çok büyük bir dağınıklık var.

Herkes kendisine göre katkı vermeye çalışıyor ama bu dağınıklık camiamızı yoruyor.

Dernekler kanununun zaafları nedeniyle isteyen herkesin kolayca dernek kurması bu dağınıklığı içinden çıkılmaz bir hale sürüklemiş durumda.

Bu dağınıklığı toplaması için kurulan federasyonun gırtlağına kadar siyasete bulaşması, sürekli derneklerin iç işlerine karışmaya kalkması, dernekler kanununa aykırı işlemler nedeniyle yargı önünde hesap vermek zorunda kalması gibi sebeplerle yıprandığı görülüyor.

Bu dağınıklığı gidermek için aklı selim düşünen, hırslarından arınmış ve kendisiyle barışık kimselerin elini taşın altına sokması zamanı geldi de geçiyor bile!

Hannibal'in dediği gibi "ya yeni bir yol bulmalıyız ya da yeni bir yol açmalıyız!"