Akın Üner

Burası 19 Mayıs Stadyumu, Burdan Çıkış Hakkaten Yok!

Akın Üner

Köşemizin başlığını süsleyen espri, Samsunsonhaber Genel Yayın Yönetmeni Yusuf Demircioğlu'na ait.

İnstagramda yaptığı videolarla gündem belirleyen Yusuf Demircioğlu, Samsun yeni 19 Mayıs Stadyumu otoparkının çıkışlarında maç sonrası yaşanan çileyi harika bir videoyla dile getirdi.

Gerçi işin çaresini sevgili Yüksel Yıldırım Başkan gayet güzel bulmuş zaten: Yapmazsın transfer, seyir zevkini düşürürsün, maçlara ilgi azalır, sorun kökünden çözülür!

*

Şaka bir yana, bizim yönetici tayfası tesis yaparken ne kadar beton gider, ne kadar kum lazım, müteahhide kaç kuruş verilecek bunları gayet güzel hesaplar. Ancak bu tesis hizmete açılınca nasıl işleyecek, nasıl hizmet verecek buna pek kulak asmaz.

İnşaat biter, kurdele kesilir, tesis açılır, sonra sen sağ ben selamet. 

Okul yaparsın bahçesi yok, hastane yaparsın yolu yok, sanat merkezi yaparsın ses sistemi yok, müze yaparsın güvenliği yok!

Bizim yöneticigiller tesisleri açtıktan sonra biraz kulağının üstüne yatar. Ne zaman ahali patırtı yaparsa tekrar kolları sıvayıp çare aramaya başlar.

*

Tıpkı Derecik Köprüsü gibi: Beş on sene geçmeden yık, iki misli masrafla tekrar yap!

*

Bak şuracığa yazıyorum: Yakında Samsun Şehir Hastanesi açılacak. Görün bakın neler olacak.

Trafiktir, otoparktır, randevudur filan, kim bilir ne ön görülmeyen sonunlar göreceğiz.

Baştaki birkaç çatlak ses çıkaran olursa "siz Şehir Hastanelerine karşı mısınız bakiiim" diye çemkirecekler.

Sonra kervanı yolda dizme çalışmaları için gene masraf etmeye başlayacaklar.

*

Yusuf Demircioğlu, otopark mevzusunda çareyi çıkış kapısını genişletmekte bulmuş.

Doğrudur. Otoparkın çıkışı genişlerse daha çabuk boşalacaktır.

Peki ya sonrası? Yollar, kavşaklar filan yeterli mi?

Yok! Otoparkta takılmazsan kavşakta beklersin, olmazsa yol dar gelir, gene beklersin.

 Günde on beş yirmi uçak inen havalimanı için duble duble yollar, köprülü kavşaklar filan yaparsın.

Otuz bin kişilik stadın yollarını düşünmezsin.

Üstelik buraya tramvay getirmişsin, önüne viyadükler dikmişsin, bu işleri yaparken milyon eurolar harcamışsın.

Akıl edip de araçlar nasıl stadyuma gelecek, nasıl çıkacak diye düşünüp bir planlama yapmamışsın.

Siz dua edin Yüksel Başkan'a, transfer yapmıyor.

Buraya eli yüzü düzgün dört topçu alsa, iki haftada bir stadyum ful çeker.

Millet Federasyondan korkuya edemediği kem sözleri maç çıkışında saydırmaya başlar.

E, mecburen tekrar milyon eurocuklar harcanır. Yollar genişletilir, köprülü kavşaklar yapılır.

*

Ah be güzel kardeşim, şu işleri yaparken ulaşımdan anlayan adamlarla çalışsan neyin eksilir?

Yazık değil mi milletin bayramlık ağzını açtırıyorsun?