Nerede O Eski Taraftarlar?

Nerede O Eski Taraftarlar?

Samsunsonhaber köşe yazarı Hamza Küçük'ün kaleminden Nerede O Eski Taraftarlar?

 

Samsunspor tarihinin en önemli günlerini yaşıyor. Ligde üçüncü sıradayız ve Avrupa'ya o kadar yakınız ki. Sanki öyle değilmişiz gibi tribünler ise çok zayıf. Rize maçında kar yağışına, ADS ve Kasımpaşa maçlarında da maç saatine suçu attık. Taraftar olarak kendimize bu sayısal azlığı konduramıyoruz. Umarız da öyledir. Rize ve Kasımpaşa maçlarında en çok taraftara ihtiyaç varken gelmeyen taraftar Galatasaray maçında full çekecek. İç sahada taraftar desteğiyle çok maçı lehimize çevirdik fakat o eksiklik Rize ve Kasımpaşa maçında o kadar hissedildi ki. Her iki maçın hakkı da beraberlikti. Taraftarın ateşleyici gücü olmadığından iki maçta puan alamadık.

Öncelikle Samsunspor takımının hakkını verelim. Eldeki bu imkanlarla takım olarak üst düzey performans gösteriyoruz. Bulunduğumuz konuma bizi bu oyuncular getirdi. Sene başında işimizin zor olduğu, ligde kalmanın çok iyi olacağını söyleyen arkadaşlarımız vardı. Israrla takımın iyi olduğunu, iskeletinin oturduğunu, ilk onda olacağımızı söyledim. Bundaki en önemli nokta, ligin kalitesizliğiydi. Çok dengesiz bir ligimiz var.

Kasımpaşa iyi oyuncuları olan normal bir takım. Bazı maçlarda iyi oynarken alakasız maçlarda puan kaybedebiliyor. Maça da fena başlamadık. Pozisyon bulamasak da bireysel hata haricinde pozisyon da vermedik. Maçın başında Okan harika bir kurtarışla bizi oyunda tuttu.

Bu ligle ilgili söylenecek en önemli noktalardan biri de hakemlerin vasatlığı. Yediğimiz ilk golde Zeki o kadar haklıydı ki itirazında. Yanılmıyorsam rakip oyuncunun sarı kartı vardı ve on kişi kalması gerekirken Zorbay Küçük oralı bile olmadı. Zeki belki de o pozisyonda kaldığı için hatalı çıkış yaptı. Pozisyonda Okan ilk müdahaleyi yaptı devamında ters kademeye gelemeyen Bola yine yerinde yoktu. Okan daha ne yapsın. Hele maçın son dakikalarında Zorbay Küçük bir faul çaldı. Faulün yerini işaretlerken üç metre taç çizgisine doğru işaretleme yaptı. Halbuki zemine baksa kayan oyuncunun izi bile belliydi. O kadar olaydan kopmuşlar.

Reis Hatay maçının sonlarında forvetsiz oyuna dönmüştü. Belki de böyle bir maçın modellemesiydi. Marius'un yokluğunda Dimata kenarda, Soner ve Nitcham ile hücumda çoğalıp, iç koridordan pozisyon aradık. Emre bir pozisyonu da yakaladı, iyi yere de vurdu ama kaleci çıkarttı. Marius gibi defansa baskı yapan, hücum hattını ileri taşıyan başka oyuncumuz yok. Maalesef elimizdeki malzeme bu.

Reis'in eleştirileceği tek nokta; Akademiden gelen oyunculara fırsat vermemesi. Noel dönüşünden itibaren etkisiz olan Nitcham yerine Muhammet Ali de bu kadar oynardı. Kafasında belli ki Tait'i silmiş ama Muhammet Ali'ye şans verilebilirdi.

Maçın sonlarına doğru Nitcham'ın yuhalanması da hoş olmadı. Bizi ligde 3. Sıraya getiren, Avrupa hayali kurdurtan da bu oyuncular.

Ligin kalitesizliği ile ilgili bir diğer nokta da Burak Yılmaz'ın teknik direktörlüğü. Dünyanın başka hiçbir yerinde böyle teknik direktör olamazsınız. Liyakatsızlığın, adam kayırmanın, hak etmeden bir yerlere gelmenin vücut bulmuş hali.

Takım şu an ligde üçüncü sırada ve elinden geleni yaptı. Bu saatten sonra bütün iş Samsunspor taraftarında. Son üç iç saha maçının formsuzu taraftar. Kimse oyunculara, hocaya, başkana suç atmasın. Bu takım Avrupa yolundayken en az yirmi bin kişiye oynamalı. Galatasaray, Eyüp, Sivas ve Kayseri maçlarında taraftarımız üstümüze düşeni yapmalı.

EN ÇOK OKUNAN HABERLER