Samsunsonhaber köşe yazarı Hilal Genç'in kaleminden: ADI ŞEKER KENDİ TATSIZ
Bu hafta sonunun Ramazan Bayramı'na denk gelmesi sebebiyle adı gibi şeker tadında bir bayram yazısı yazmak isterdim.
Ama ülkemizin içinde bulunduğu ortam ve bayram sabahını parmaklıklar ardında geçiren çocuklarımızı gençlerimizi düşününce, bu bayram çok da adı gibi tatlı tatlı gelmedi sanki. Ben önce kısa bir hikaye paylaşmak istiyorum sizlerle.
Birgin padişah yolun ortasına bir taş koymuş, bakayım bu yoldan geçen insanlar bu taş karşısında ne yapacaklar demiş? Başlamış beklemeye. Vezir gelmiş taşın etrafına dolaşmış ve demiş ki "padişahımla bir konuşayım bu taşı yolun ortasından kaldıracak bir kadro tahsis etsin"
Taşın etrafından geçmiş, derdi yoldan taşı kaldıracak birisini alıp çalıştırmakmış.
Sonra komutan gelmiş taşı görmüş demiş ki " vezirle bir konuşayım yolun ortasına taş koyanlara hangi cezayı verelim" o da taşın etrafından geçmiş.
Bir şair gelmiş yolun ortasında ki taşa şiir yazmış gitmiş. Velhasıl gelmiş geçmiş birileri yoldaki taşa aldırmadan belki işine gelmemiş, belki zor gelmiş, belki bana ne demiş.
Sonra bir köylü gelmiş sırtında küfesi bakmış yolun ortasında koca bir taş yolu kapatmış. Hemen sırtından küfesini indirmiş taşa sarılmış, sağa sola derken koca taşı kaldırmış yolun kenarına atmış. Tam yoluna devam edecekken bakmış ki taşın altında yerde bir kese. Keseyi açmış içinde altınlar ve bir not.
Notta şöyle yazıyormuş bu altınlar elini taşın altına koymayı becerenler içindir.
Diyeceğim o ki bizler bu topraklarda özgürce milli ve dini bayramlarımızı kutlayabiliyorsak bir zamanlar o taşın altına giren Mustafa Kemal ve askerleri sayesindedir. Bugün hak için, hukuk için, adalet için, özgür düşünce ve özgür söylemler için, yarın için, gelecek için yoldaki taşı görmezden gelmeyen bütün bedenleriyle o taşın altına girenlerin kazandığı gün.
Bir sofra etrafında huzurla oturabildiğimizde bayram adı gibi bir bayram olacaktır. Ayrışmadığımız, dövüşmediğimiz, fikrimizin ve vicdanımızın hür olduğu, adaletin herkese eşit olduğu, korkunun, bilinmezliğin son bulduğu güzel günlere bayramlara erelim inşallah.
İstiklal Marşımızdan iki satırla bitirmek istiyorum.
DOĞACAKTIR, SANA VADETTİĞİ GÜNLER HAKK'IN, KİM BİLİR BELKİ YARIN, BELKİ YARINDAN DA YAKIN.